7 Aralık 2010 Salı

ESKİ ZAMANDA KULLANILAN ÖLÇÜ BİRİMLERİ

Ölçü,Herhangi bir büyüklüğü ya da niceliği ölçmek için, tarih boyunca çok değişik ölçü sistemleri geliştirilmiştir. Örneğin bundan 60 yıl önce ülkemizde kumaşlar arşın ile ölçülür, ekmek okka ile, buğday kile ile tartılırdı. Bugün bu birimler tümüyle unutul­du; çünkü yıllardır dunvanın birçok ülkesinde olduğu gibi metre sistemini (metrik sistemi) kullanıyoruz. Ama değişik bir ölçü sistemi kullanan İngiliz ve Amerikalıların bir uzaklı­ğı mil ile, bir sıvıyı galon ile ölçmeleri de bu kez metre sistemini kullanan ülkelerle anlaş­ma güçlüğü yaratıyor.

Gerçekten de aynı büyüklüğün her ülkede değişik bir birimle ölçülmesi günlük yaşamda, uluslararası tica­rette, özellikle bilim dünyasında büyük karı­şıklıklara yol açar. Bu karışıklığa son vermek için, 1960ta Birleşmiş Milletler örgütünün öncülüğüyle uluslararası bir ölçü sistemi oluş­turuldu. Fransızca adı Systeme Internationale d'Unites (Uluslararası Birimler Sistemi) olan ve tüm dünyada SI kısaltmasıyla bilinen bu sistem bugün bilim dünyasında büyük ölçüde benimsenmiştir. Ama günlük kullanımda metre sistemi ile İngiliz ve Amerikan sistem­leri hâlâ egemenliğini sürdürüyor. Bu madde­de, bugün bütün dünyada kullanılmakta olan bu üç büyük sistemin en önemli birimlerim gösteren bir dizi liste verilmiştir. Eski toplum-larca kullanılan bazı ölçü sistemlerinin doğu­şunu ve gelişmesini ya da bir zamanlar Türki­ye'de kullanılmış olan eski ölçü birimlerinin metre sistemindeki eşdeğerlerini ise Ölçme maddesinde bulabilirsiniz.

ÖLÇME. Bilimsel araştırmalarda, sanayi et­kinliklerinde ticaret ve iş yaşamında doğru yöntemlerle ölçüm yapma büyük önem taşır. Bu maddede, günlük yaşamda kullanmakta olduğumuz ağırlık ve ölçü birimlerine nasıl ulaşıldığı anlatılmaktadır.
Tarihte insanlar hep ölçü birimlerinden yararlanmışlardır. En eski insanlar ürünlerini birbirleriyle değiş tokuş ederlerdi. Bu dönem­de ağırlık ve ölçü birimlerine gereksinim doğdu; çünkü değiş tokuştan önce, ürünlerin nasıl ölçüleceği konusunda görüş birliğine varmak gerekiyordu. Örneğin, bir tas sütün karşılığının kaç tane patates ya da kaç avuç tahıl olduğu üzerinde anlaşmalıydılar. Eğer arazi değiş tokuşunda bulunacaklarsa, bu kez tarlalarını ya adımlayarak ya da uzunluğu belli bir çubuğun yardımıyla ölçmek zorun­daydılar. Ancak bundan sonra iki tarlanın büyüklüğü karşılaştırılabilirdi. Bütün bu du­rumlarda ölçü birimi, tas ya da avuç büyüklü­ğü, adım ya da çubuk uzunluğu olacaktı.
Ölçü birimlerinden zaman, uzaklık, kütle (ya da ağırlık), sıcaklık, hız ve başka fiziksel büyüklüklerin ölçülmesinde yararlanılır.
Eski zamanlarda insanlar uzunlukları ölç­mek için vücutlarının belirli bölümlerinden yararlanırlardı. Eski Mısırlılar'ın kullandığı kübit, kolun dirsekten parmak uçlarına kadar olan bölümünün uzunluğu (yaklaşık 50 cm), dijit ise işaretparmağının genişliğiydi (yakla­şık 2 cm). Yaklaşık 10 santimetreye eşit olan ve bugün hâlâ atların boyunu ölçmekte kulla­nılan bir el genişliği de gene bir uzunluk birimiydi. Önceleri, kollar açıldığında iki elin parmak uçları arasındaki uzaklık (yaklaşık 1,8 metre) olarak kabul edilen kulaç, denizde derinlik ölçmek için kullanılırdı.
İngiliz ve Amerikan ölçü sisteminde kulla­nılan ve İngilizce'de "ayak" anlamına gelen fut (çoğulu fit) biriminin (yaklaşık 30 cm) Babilliler'in tuğla ölçümünde kullandıkları bir birimden geldiği sanılmaktadır. Söz konusu Babil birimi bir kübitin üçte ikisine eşitti, yani 33 cm kadardı. Futun ölçüsü zamanla değişti ve bu birim bütün Avrupa'da kullanılır duru­ma geldi. Romalılar, bir büyüklüğün on ikide biri için uncia sözcüğünü kullanırlardı; İngiliz ölçü birimi olan inç de buradan gelir. Gene bir İngiliz ölçü birimi olan paund ya da libre ise onsun on ikide biri olarak geliştirildi; ama bugün bir paund 12 onsa eşittir. Bir inçten kısa olan uzunluklar İngiltere'de arpa boyuyla ölçülürdü.
İngiliz ve Amerikan sisteminde kullanılan uzunluk ölçüsü mil, her biri 220 yarda (201 metre) uzunluğundaki sekiz furlong'dan olu­şuyordu. Furlong, İngilizce'de "sabanın izinin uzunluğu" anlamına gelen furrow long söz cüklerinden türetilmişti; furlong, sabanı çe­ken öküzün hiç dinlenmeden sürebileceği uzunluk olarak kabul edilirdi. Furlong, bugün at yarışlarının yapıldığı alan ölçümleri dışında pek fazla kullanılmamaktadır.
Tarla büyüklüğü, ekilebilecek tohum mik­tarına ya da toprağı sürmek için gerekli olan zamana bakılarak ölçülebilirdi. İngiliz ve Amerikan sistemindeki alan birimi olan akr, bir günde sürülebilecek tarla büyüklüğü ola­rak geliştirildi. Az miktarlardaki maddeler buğday ya da arpa taneleriyle tartılarak ölçü­lebilirdi. Buradan da, İngilizce'de "tane" anlamına gelen greyn ağırlık birimi ortaya çıktı; 700 greyn bir paunda eşit olarak kabul edildi. Sığa ya da hacim ölçüsü kullanımı ise, "sepet dolusu" ya da "kayık yükü" gibi oldukça belirsiz birimler biçiminde gelişti.
Türkiye'de eskiden kullanılan temel uzun­luk ölçüsü arşın'dı. Arşın, parmak ucundan dirseğe kadarki uzunluğu temel alırdı; bu bakımdan Eski Mısırhlar'ın kübitine benzi­yordu. Arşın, "çarşı arşını" ve "mimar arşını" olarak ikiye ayrılıyordu. Bunlardan çarşı arşı­nı bugünkü 68 santimetreye eşitti. Çarşı arşınının sekizde birine rubu, on altıda birine de kerah deniyordu. Mimar arşını ise 75,7 santimetreye eşitti; bu ölçüyü çiftçiler de kullanırdı, bu yüzden de bu birime bazen "zira" da denirdi. Ziranın yarısı kadem, 2,5 katı da kulaç olarak adlandırılırdı. Daha çok kumaş ölçümünde kullanılan endaze ise 60 santimetreye eşitti.





Türkler'in eskiden kullandığı temel ağırlık ölçüsü ise dirhem'di. Bugünkü 3,2 grama karşılık gelen dirhem, 70 arpa tanesinin ağırlı­ğı olarak hesaplanmıştı. 400 dirhem bir okka, 2 okka da bir batman ediyordu; ama okka ile batman arasındaki ilişki yöreye göre değişiyor ve batman 6 okkaya kadar çıkabiliyordu. Daha çok odun tartmakta kullanılan çeki ise 195 okkaya eşitti; bugün de bazı yerlerde kullanılan çeki 250 kg olarak kabul edilir. Kantar ise 44 okka değerindeydi. Daha çok değerli taşlar için ağırlık ölçüsü olarak kırat ve miskal kullanılırdı; kırat dirhemin on altıda biri, miskal ise 1,5 dirhem, yani 24 kırattı.
Eskiden Anadolu'da tahıl ölçümünde kile biriminden yararlanılırdı. İstanbul kilesi yak­laşık 25 kg, başka yerlerde kullanılan kile ise yaklaşık 18 kg gelirdi. Kutu ise kilenin sekizde birine eşitti. Deniz taşımacılığında kullanılan tonilato da 36 kileye eşdeğerdi. Kilenin dörtte birine ise şinik denirdi.
1869'da çıkarılan bir yasayla Osmanlı İm-paratorluğu'nda metre sistemine geçme kara­rı alınmış, ama bu uygulama da pek yaygınlık kazanmamıştır. Metre sistemine asıl 1930'da çıkarılan Ölçüler Yasası'yla geçilmiştir.
Bütün bu ilk ölçü birimleri iki ana nedenle itirazlara neden oluyordu. Birinci neden, vücudun herhangi bir bölümünün büyüklüğü­ne dayanan bir ölçü biriminin (her insanın boyu, el ve ayak gibi organları farklı uzunluk­larda olduğundan) ölçümü yapana göre değiş­mesiydi. İkincisi ise, dijit, parmak, el, kübit, arşın, dirhem, kile ve kulaç gibi ölçü birimleri arasında hiçbir bağıntının bulunmamasıydı. Bunların hepsi uzunluk ölçümünde kullanıl­makla birlikte, herhangi birini öbürüne doğru olarak dönüştürmek olanaksızdı.

Ölçü Standartları

İlk zorluk çeşitli standartlar oluşturularak kısa zamanda aşıldı. Ortaçağda Fransa'da İmparator Şarlman standart ağırlıklar ve ölçü­ler geliştirmeye çalıştı, ama pek başarılı ola­madı. Öte yandan, bu dönemde İngiltere'de çeşitli uzunluk ve ağırlık standartları geliştiril­meye başlandı; örneğin VVinchester'da koru­nan bir çubuk bir yarda için standart olarak kullanılıyordu. Daha sonraki bir standart yarda da, Kral I. Henry'nin kolu ölçülerek
oluşturuldu. 1959'a kadar standart yarda ola­rak Londra'da, Westminster'da hükümete bağlı Ticaret Dairesi'nce korunan tunç bir çubuğun üzerinde işaretli iki çizgi arasındaki uzaklık temel alındı. Daha sonra bir yarda 0,9144 metre olarak belirlendi. Gene aynı tarihte standart bir paundun 0,45359237 kg olarak alınması kararlaştırıldı (o döneme ka­dar, özel olarak yapılmış platin bir silindirin kütlesi standart paund olarak kabul ediliyor­du). Hacim ya da sığa ölçümü için yeni bir standart birim tanımına gerek duyulmadı; çünkü galon, 1824'te İngiltere Parlamento-su'nda kabul edilen bir yasayla 10 paund ağırlığındaki arı suyun 62° Fahrenheit (16,67° santigrat) sıcaklıktaki hacmi olarak zaten belirlenmişti.







İngiliz ve Amerikan Standartları

Eski paund, yarda, akr gibi ölçü birimleri İngiltere'de ortaya çıktı ve kısa zamanda İngilizce konuşulan ülkelere, Amerikan kolo­nilerine, İngiliz sömürgelerine ve bazı başka ülkelere yayıldı. Britanya İmparatorluğu'nun her yerinde kullanılan bu birimler, "İmpara­torluk ' ölçü birimleri olarak bilinir.
Bütün İngiliz ve Amerikan ölçü birimi standartları birbiriyle uyumlu değildir. İngil­tere'de galon 1824'te tanımlanmıştı; buna karşılık ABD hükümeti, 231 inç küpe (3,785 litreye) eşdeğer olan daha eski "Kraliçe Anne galonu"nu geçerli saydı. Bu nedenle ABD galonu 0,8326 İngiliz galonuna eşittir. Tahıl ya da şeker gibi kuru maddelerin ölçümünde kullanılan bir hacim birimi olan buşıl ABD' de 2.150,42 inç küpe (35,239 litre), İngilte­re'de ise 2.219,36 inç küpe (36,386 litre) eşit­tir. Buşıl günümüzde pek ender kullanıl­maktadır.

Ölçüler Arası Bağıntı

Eski ölçü birimlerindeki ikinci güçlük, işaret-parmağı genişliği olarak tanımlanan dijit ile önkol uzunluğu olarak tanımlanan kübit ara­sında temel hiçbir bağıntının olmamasıydı. Bu sorun, kübitin standart olarak belirlenmesi ve öbür uzunluk birimlerinin bunun kesri ya da katı olarak alınması yoluyla çözüldü. Böylece Mısır'da dijit, kübitin 28'de l'i, kulaç ise kübitin dört katı olarak belirlendi.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Yorum Gönder